Yayladağı ve Altınözü’nün eşsiz mikro kliması, Teralis lezzetlerinin gizli kahramanıdır.
Hatay’ın Yayladağı ilçesinde üretilen ürünlerimiz; bölgenin mineral bakımından zengin, potasyum ağırlıklı toprak yapısı ve Akdeniz ile yayla ikliminin bir arada yaşanması sayesinde yüksek kaliteye ulaşır.
Yayladağı, Hatay’ın en güneyinde yer alır ve bu konumu sayesinde Akdeniz ikliminin ılıman etkilerini yıl boyunca dengeli şekilde alır. Bu özel iklim dengesi, havanın bitki gelişimi üzerindeki olumlu etkileriyle çileklerimizin sağlıklı, aroması güçlü ve verimli şekilde yetişmesini sağlar.
Ürünlerimizin kalitesi tesadüf değil; coğrafyanın bize sunduğu bilimsel avantajların bir sonucudur.
Yayladağı’nın ılıman sıcaklık aralığı, çilek ve fide üretimi için biyolojik olarak en verimli aralıktır. Aşırı sıcak stresi olmadığı için bitki, enerjisini kök ve meyve gelişimine harcar.
Bölge toprakları doğal olarak potasyum ve mineral bakımından zengindir. Potasyum, meyvenin şeker oranını (Brix), rengini ve raf ömrünü doğal yollarla artırır.
Bölgedeki doğal esinti, yaprakların nemli kalmasını engeller. Bu, mantari hastalık riskini (Botrytis vb.) doğal olarak düşürür ve ilaç ihtiyacını minimuma indirir.
Gündüz fotosentez yapan bitki, serin Yayladağı gecelerinde dinlenir. Bu sıcaklık farkı, meyve içindeki aroma ve şeker birikimini maksimize eder.
Yayladağı ve Hatay, binlerce yıllık yerleşim geçmişine sahip, toprağı her çağda işlenmiş, suyu ve bereketiyle bilinen kadim tarım bölgelerindendir.
Bu topraklar; Hititlerden Romalılara, Osmanlı’dan günümüze kadar her dönemde üretimin ve tarım bilgisinin merkezi olmuştur. Bugün hâlâ aynı toprak, aynı güneş ve aynı emekle ürün vermeye devam etmektedir.
Aynı iklim ve toprak avantajı zeytin ve zeytinyağı üretiminde de kendini gösterir. Altınözü'nün zeytinleri, bu tarihi birikimin ve coğrafyanın birer mücevheridir. Yayladağı’nın doğası, sadece ürünlerimizin yetiştiği bir alan değil; kalitesini ve karakterini belirleyen en önemli unsurdur.
Bir meyvenin lezzeti, sadece tatlı olması değildir. Lezzet; toprağın minerali, güneşin sıcaklığı ve rüzgarın serinliğinin meyvenin hafızasına işlenmesidir. Yayladağı'nda biz doğayı zorlamıyoruz, onun ritmine ayak uyduruyoruz.
Bilimsel Yönü: Potasyum ve kalsiyum açısından zengin kireçli toprak yapısı, meyve hücre duvarlarını kalınlaştırır ve "Kuru Madde" oranını artırır.
"Yayladağı'nın sarp yamaçlarının gücü meyveye geçer. Bu yüzden ürünlerimiz narin görünse de güçlüdür; hemen bozulmaz, formunu korur ve diridir."
Bilimsel Yönü: Sürekli hava sirkülasyonu (rüzgar koridoru), yaprak yüzeyindeki nemi kurutarak patojenlerin üremesini fiziksel olarak imkansız hale getirir.
"Seralarımızda ilaç değil, Yayladağı'nın temiz rüzgarı dolaşır. Bitkilerimiz bu temiz nefesle büyür, size de doğallığın en saf halini sunar."
Yayladağı'nın eşsiz aromasını taşıyan çilek ve zeytinyağlarımızla tanışın.